Sitemizden Daha İyi Yararlanmak İçin

Üye Olun


Kapat
BATMANLIYIZ
    Batman ili Tarihi
    Batman Haritası
    Beşiri ilçe Tarihi
    Sason ilçe Tarihi
    Kozluk ilçe Tarihi
    Hasankeyf Tarihi
    Gercuş ilçe Tarihi
    Foto Resim Galeri
    Online Müzik Dinle
    HTML Renk Kodları
    FORUM
    Toplist Siteni Ekle
    Ziyaretçi Defteri
    250 Tane Oyun
    Yemek Tarifleri
    Animasyon'lar
    Özel Video'lar
    Sohbet Kanalı
    Site Yönetimi
    Bağlanti Ekle
    Hava Durumu
    İtiraf Köşemiz
    Güncel Yazilar
    E-Kart Yollayın
    Bedeva İlan Ekle
DOSTLARIMIZ
    Yararlı Linklerimiz
McAfee Secure Web Güvenliği Test Edildi
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ Referandum Oylamasında Oyunuzun Rengi ne olacak?

Boykot (50 %)
Evet (30 %)
Hayir (20 %)
20 - Katılım
( Sonuçlar )

Radyoyu Dinlemek İçin
" Resime" Tıklayınız!
Ana Menü Anket'e Katılın
Dêngê Azadiyê Ziyaretçi defteri
Yazan: kadir
yenibatman@gmail.com
15.07.2010 13:33:26
Mesajı: Batmanda yapılan belediye valilik köy hizmetleri gibi kurumların hizmetlerini yazarsanız sevinirim dicem ama yani bi sayfa acarsanız o sayfa ertemiz kalır cunku batmanda hiç bir kurum işini düzgün yapmamakta sanki kendi şehri değil gibi oysa bilselerki batmana yapacakları hizmetlerin karsılıgında en önemlisi olan ALLAH rızasını kazanacaklar ve bunun yanındada ınsanların dualarını alacaklar.Baska sehırlere bakıyorumda herkes sehrı ıcın proje uretıyor daha gecen gun kayserı il genel meclisi canlı yayında yapılması gerekn projelerı sunuyorlardı ama bızım ıl genel meclısınde yemın edebılırımkı 3-5 okuma yazma bıle bılmeyen ınsan var okuma yazma bılmesede ıs yapar dıyenler olurmu acaba buna gulunur zaten o kadar dusmedık umarım ....Ayrıca proje uretmek ıcın beledıye sıtesınde bır yer ayırmamıs ben her zaman ıletısıme veya butun yazılacak yerlere  yazıyorum ama nafile kımse takmıyor beledıye hep sıyaset yapıyor beledıyemız sıyaset yapsa partimiz siyaset yapsa daha iyi değilmi ya neyse Allah yolumuzu acık eylesın hakkım yiyiliyorsa sımdıden haram olsun

Yazan: Ferdi
umut_725@hotmail.com
14.06.2010 10:06:34
Mesajı: Bu siteyi bize sunan Muaz Çile'ye son teşşekürler. istediğimiz herşeyi bu sitede bulabiliyorum. çok teşşekürler

Yazan: KoyCobani
KoyCobani@hotmail.com
05.05.2010 05:58:02
Mesajı:

Merhaba Batman , Merhaba Batmanliyiz..

Siteye hayran kaldım hayran kalmamak mümkün değil.. Siteniz hem içerik hemde güzellik bakamından bir numara.. Sizleri cani gönülden kutluyorum. Başarılarınızın devamini dilerim.. Hoşçakalın..


Yazan: Haberci
Haberci@batmanliyiz.net
01.05.2010 22:32:30
Mesajı: Selam! basta site sahibi ve ekibimize saygi ve sevgilerimi sunuyorum. Bu sitenin bu hale gelmesinde emegi gecen Muaz Beye tüm ekibimiz adina sükranlarimizi sunuyor, Allah iki cihanda da güzellikler nasip etsin diyorum. Calismalarinizdan dolayı gercekten sizleri kutluyorum. Allah'a emanet olun. Saygilar.!

Yazan: Patron
patronmuratcile@windowslive.com
25.04.2010 22:50:32
Mesajı:

Bu siteye girince kendimi çok mutlu hissediyor ve gerçeğin içinde görüyorum kendimi.Gerçekten harika bir site bunu yapanlar çok uğraşmış olmalı ama emeklerine değmiştir allah onlardan razı olsun.Ben şahsen bu siteyi çok sevdim harika bir kapsama sahip herşeyi içinde buluyorum.Doğru haber olsun farklı yazarlar olsun.gerçekten güzel olmuş bu site batmanı ve batmanlının büyüklüğünü gösteriyor bir kez daha.Başarınızın devamını diliyorum.


Yazan: By_Azat
admin@batmanliyiz.net
11.04.2010 16:20:54
Mesajı: Öncelikle bu siteye bunca emek vermek için gecesini gündüzüne katan web master kardeşimiz By_Kurd ve sitemizin sahibi Sayın Muaz ÇİLE ye bize bu fırsatı verdikleri için ve üstün çalışmalarından dolayı şükranlarımızı bildirir onlarla birlikte kadroda yer almaktan mutluluk duyuyorum.

Yazan: Muaz_Cile
info@batmanliyiz.net
11.04.2010 15:39:46
Mesajı:

Günümüzde internet tarihinin en faal ve ileriye yönelik olduğu ve insan oğlunun üzerinde maddi, manevi en etkili olduğu şu dönemde halkımıza bu yayın organı vasıtasıyla yardımcı olabileceksek ne mutlu bize. Sitemizin kuruluş gayesi olarak bilim ,Haber, Köşe yazıları, Şiir,Hkaye, Dini konular, dünya ve yöresel kategorilerde, Bilim v.s. ayrıca sitede yer alan müzik,film video ve diğer dallardaki halkımıza sunulan etkinlikler, Batmanın tarihi, İlçeleri,Çevresi Hasankayfin tanıtımı ve tarihi, daha nice konuları ele almak ilk hedefimizdir.

Sitemizin kadrosu en yakın zamanda tamamlanacak dolayısıyla elimizden gelen çabayı siz kardeşlerimizin de yardımlarıyla en mükemmel şekilde halkımıza hizmet verecektir. özellikle sizleden gelen istekler doğrultusunda merak edilen ve bizi en çok ilgilendiren konuları ele almaya çalışacağız. günlük vuku bulan olayları haberleri ve güncel yorumları değerlendirmeyi kendi bilgi ve becerimiz doğrultusunda sunmaya çalışacağız.

Özellikle bizi bu batıl çirkefinden kurtaracak dini konuları ve sizlerden merak edilip gelen konuları ele almaya çalışıp mümkün mertebe karanlıktan aydınlığa doğru ilerlemeye çalışacağız. Bu yayını organını en uygun şekilde yayınlamak hedefimizdfir.
Hasankeyfin katliamını durdurmak için (ki bence bu durum yani Güzelim Hasankeyfin tarihten silinmesini katliamdanda öte bir barbarlık olarak nitelendirmekteyiz.) sesimizi var gücümüzle tüm dünyaya duyurmaya çalışacağız. Bir hatamız veya eksikkliğimiz olduğu takdirde bizi uyarmanız bizi memnun eder.

Özellikle bu siteye bunca emek vermek için gecesini gündüzüne katan web master kardeşimiz By_Kurd ve sitemizin sahibi Sayın Muaz ÇİLE ye bize bu fırsatı verdiği için ve üstün çalışmalarından dolayı şükranlarımızı bildirir onunla birlikte kadroda yer alan arkadaşlarınıda başarılarının devamını dilerim.

Yönetim : Batmanliyiz.net



| Mesaj Oku | | Sende Yaz |
Google'da Ara
..Buraya Yaz..
İstatistikler Son 5 üyemiz :  rahmi_celik
 uzun_
 liamsi_815
 zekeriya
 cavres
  Bugün  : 1
Dün     : 1
  Onay bekleyen! : 1
- Engelliler : 0
-   Kayıtlı üye : 87
Aktif Üyeler
 Aktif üye yok..
Sitede aktif
Üye     : 0
Misafir  : 1
  Toplam : 1
Rekor   : 113 kişi 07.04.2010
IP No : 84.51.21.8 Site sayacı
Bugün Toplam : 79
----------------
Dün Toplam : 137
----------------
Genel Toplam : 23115
Forum Bilgileri SoN GirişLeR
By_Azat (34.dk Önce) rahmi_celik (510.dk Önce) uzun_ (7005.dk Önce) muss (19072.dk Önce) liamsi_815 (24090.dk Önce) zekeriya (24274.dk Önce) tuba_ozyavuz (444588.dk Önce) cavres (445196.dk Önce) demir (461977.dk Önce) abdurrahman (474328.dk Önce) En HızLıLaR
By_Azat (1632 Giriş)
Patron (123 Giriş)
muss (93 Giriş)
En CoK Konu
Prens - (54)
By_Azat - (49)
Murat_Cile - (22)
En CoK Cevap
By_Azat - (3)
By_Efsane - (3)
Cihat_Baba - (2)
En CoK PuaN
Prens - (83)
By_Azat - (5)
Muaz_Cile - (2)
Web tarayiciniz Java desteklemediginden dolayi bu bölümde yer alan animasyonumuzu göremiyorsunuz...
Java yükle


Hasankeyf İlçesi

HASANKEYF TARİHİ

Hasankeyf’in ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu bilinmiyor.Ancak şehir ve etrafındaki binlerce mağara insanların buraya çağlar öncesinden yerleştiğini gösteriyor.
Hasankeyf, insanlığın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Mezapotamya bölgesinde yer almaktadır. Hem içinden Dicle nehrinin akıp gitmesi, korunmaya müsait coğrafi yapısı, mesken olarak kullanılan binlerce mağarası hep dikkatleri çekmiş ve çağlar boyunca stratejik  önemini korumuştur. Yekpare taştan meydana gelen  kalesi nedeniyle “Hısn Keyfa” adını almıştır. Ancak başka isimler de kullanıldığı bilinmektedir.

 


Hasankeyf İlçesi

ESKİ HASANKEYF ŞEHİRİ

Kale dışında da geniş bir alanın iskan yeri olarak kullanıldığı bu günkü kalıntılardan anlaşılmaktadır. Kaleyi doğudan baştan başa çevreleyen büyük yarık (Şa'bülkebir) Hasankeyf’ in en yoğun iskan yerlerinden olduğu hem tarihi kayıtlardan; hem de bol sayıdaki mağaralardan anlaşılıyor. Küçük sarayın doğudaki penceresinden bakıldığında güneydoğu istikametine uzanan küçük yankın (Şa'büssağir) iki taraflı meskenlerle doludur. Yukarı doğru gittikçe yarık daralmakta bir noktada mağara evler sona ermektedir. Şehrin güneyinde yer a1an kaya kütlesinin şehre bakan cephesi de ev olarak kullanılan yüzlerce mağara ile doludur. Bu mağaralar silsilesi Salihiyye üzerindeki şela1e mevkiinden güneye doğru kıvrılarak uzanmaktadır .Burada da yüzlerce mağara ve terkedilmiş onlarca su değirmeni kalıntıları vardır. Salihiye Bahçelerinin en doğusundaki kaya kütlesi zirvesinde iki kattan oluşan bir kaç odadan ibaret kral kızı sarayı vardır. Burasının zamanında seyir amacı ile kullanıldığı anlatılmaktadır . Salihiye bahçelerinin doğusunda yüzlerce mağara yapıları mevcuttur . Bunların arasında sosyal amaçlı kullanılan (han gibi) mağaralara da rastlanıyor. Dicle'nin karşı kıyısında, Kure köyünün bitişiğindeki bölgede iki üç katlı oldukları tespit edilen yapılar mevcuttur.

Hasankeyf İlçesi Ayrıca kalenin batı ve güneyini çevreleyen yarıklarda da yoğun olmasa da mesken amaçlı bir çok mağaraya rastlanıyor. Şehrin iskan edilen yerleri şüphesiz bu kayalara oyulmuş evlerden (mağaralar) ibaret değildir. Şimdiki mevcut şehrin tümü orta çağda da iskan yeri olarak kullanılıyordu. Hatta şehir merkezinden bir iki Km doğusuna kadar, oradan nehre ininceye kadar geniş bir alanın mesken olarak kullanıldığı bu günkü izlerden anlaşılıyor. Kaleye su çıkaran Artuklu ve Eyyubiler şehre de kanallar vasıtası ile su getirmişlerdir . Şehre gelen su kana11armdan biri ''Ziha'' vadisinden geliyordu. Muhtemelen şimdi Salihiye bahçelerini sulayan membadan ve bu gün ku11andan kanallarla şehre su taşınıyordu. Diğeri ise Akyar (Mervani) Köyü yakınlarından başlayarak Üçyol köyü boğazı batı yakasından döşenen künkler vasıtası ile şehre su getirilmiştir. Şehrin böylesine geniş bir alana sahip olmasına karşılık şehri koruyan surların iç kısımda kaldığı görülüyor .Bu gün Salihiye bahçelerinin batı köşesi hizasından aşağıya doğru uzanan sur ka1ıntıları görülüyor .Bu surların 150 m. kadar aşağı doğru uzadıktan sonra bahçelerin altından doğuya doğru kıvrılarak bu günkü belediye lojmanları hizasında nehre doğru yeniden kırılarak Dicle'ye kadar indikleri yer yer mevcut olan kalıntılardan anlaşılıyor. Surların bu günkü kalınlığına bakılırsa şehri korumada zayıf kaldıkları söylenebilir . Ayrıca surların içindekiler kadar dışında da iskan alanı olması Hasankeyf’in orta çağda devamlı büyüdüğünü ve geliştiğini göstermektedir . Şüphesiz bu kadar geniş alana kurulu bir şehrin, belki de yüz binlere ulaşan nüfusun ihtiyaçlarını karşılayacak sosyal yapılarının da olması gerekiyordu. Yukarda bahsettiğimiz yapılar dışında bir çok cami, mescit, medrese, külliye, hanlar ve çarşılar vardı. 14. ve 15. asırlarda Hasankeyf’teki çarşıların ticari mal1arla dolu olduğu o dönemin seyyahların ifadelerinden anlaşılıyor . Gayrimüs1imlere ait bazı yapıların da (kilise kalıntılarının) mevcudiyeti Hasankeyf’te Müslümanlarla Hıristiyanların iç içe yaşadıklarını gösteriyor. El Rızk Camii'nin 100 m kadar doğusunda evlerin arasında bulunan kilise kalıntısı bunlardan bir tanesidir. Ayrıca Sultan Süleyman Camii'nden küçük yarığa ulaşınca solda gayrimüslimlere ait kaya mezarları da vardır. Dicle kenarındaki El Rızk Camii yanından Sultan Süleyman Camii civarına oradan da doğuya doğru uzanan bir yer altı tüneli oldu söyleniyor. Ancak bu tünelin ağzı tamamen kapalı olduğundan buraya girmek mümkün olmamıştır.

Hasankeyf İlçesi Hasankeyf, Bağdat'a kadar akıp giden Dicle nehrinin kenarında olması şehre ticari açıdan önemli bir avantaj sağlamıştır .Ticari maI1ar nehir yolu ile güneye ulaştırılarak satılıyor karşılığında a1ınan mallar Hasankeyf’e getiriliyordu. Hasankeyf, geniş iskan alanı, yoğun nüfusu ve korunaklı kalesi ile ortaçağın önemli şehirlerinden biri idi. 1524’ de tamamen Osmanlıların eline geçtiğinde hâlâ böyle büyük olduğundan, sancak merkezi yapılmıştır. O zaman Hasankeyf sancağına Siirt, Erzen, Beşiri, Tûr (Midyat) bağlanmıştır. 19. asrın ortalarında ise Diyarbakır Sancağı'na bağlı bir kazaya dönüştürülmüş, Osmanlının son dönemlerinde de Midyat kazasına bağlı bir kasaba haline gelmiştir. Bu da Hasankeyf’in Osmanlılar döneminde gittikçe önemini kaybettiğini göstermektedir. Hasankeyf’teki mağara evleri çok farklı özellikler arz etmektedir. Çoğunluğu sade ve bir- iki odalıdır .Özellikle yüksek yamaçlardaki mağara1arın bazı1arınn iki katlı ( dubleks ) hat üç katlı (tripleks) olanlarına rastlanıyor. Hasankeyf’in dışında da tarihi özellik arz eden mevkiler ve eserler vardır .Karaköy Köyü eski yaya yolu üzerindeki ''Ziha'' vadisinde Hasankeyf’e 2-3 km uzaklıkta 12 mihraplı Mescid-i Ali diye bilinen bir mağara vardır .İbadet mekanının ön cephesinde büyükçe bir mihrabın sağında ve solunda küçük mihrapçıklar vardır .Bu mihraplarda Şii inancında büyük yer tutan on iki imamın adı yazılmıştır. Dıfne Köyü (Üçyol) Bane Mahar mevkiinde bir Kilise kalıntısı bulunmaktadır. Köyün aşağısında da, derenin karşı kıyısında kayalara oyulmuş ibadet amacı ile yapıldığı söylenen mağaralar bulunmaktadır.

 

ANTİK DÖNEMDE HASANKEYF

Milattan önceki dönemlerde Hasankeyf’in ne gibi tarihi gelişmelere sahne olduğu, kimlerin burada hüküm sürdüğü tarihin karanlık sayfalarından biridir. Bu konuda yazılı herhangi bir kaynak bulunmamaktadır. İleride yapılacak arkeolojik çalışmalar bu konuya ışık tutacaktır. Yalnız Mezapotamya bölgesine hakim olan kavimlerin en gözde yerlerinden birinin Hasankeyf olduğunu söylemek mümkündür.

 

BİZANS DÖNEMİNDE HASANKEYF

Miladi ilk asırlarda Hasankeyf, Bizanslılarla Sasaniler arasında el değiştirmiş. Zaman zaman Bizanslıların zaman zaman da Sasaniler’in elinde kalmıştır. Miladi dördüncü asrın ortalarında Hasankeyf’e sağlam bir kale yapan Bizanslılar, hemen hemen burayı bir daha Sasaniler’e hiç kaptırmamışlardır. Bizansın hakimiyeti Müslümanların burayı elegeçirdiği 7. Asrın başlarına kadar sürmüştür.

 

İSLAM DÖNEMİNDE HASANKEYF

Müslümanlar burayı ikinci halife Hz.Ömer döneminde M.638. yılında fethettiler. Halifeler döneminin ardından sırası ile Emeviler, Abbasiler, Hamdaniler, Mervaniler, Artuklular, Eyyubiler ve Osmanlılar buraya hakim oldu.
Hasankeyf, tarihi önemini Artuklular’ın M.S.1101 yılında buraya hakim olması ile kazandı. Bu tarihten itibaren o günkü ismi ile HISN KEYFA, ortaçağın önemli şehirlerinden biri oldu. 
Kuzeyden güneye kıvrılıp giden Dicle nehri üzerinde yer alması ve o günlerde ticaretin önemli bir kısmının nehir yoluyla yapılması nedeniyle Hasankeyf, ticaret ve ekonomik olarak da gelişti.
Hasankeyf’i Artuklular’dan alan (M.1232) Eyyubi Kürtleri, henüz bölgeye tam hakim olamadan Moğol istilası ve harabiyeti ile karşılaştı. Bircok yerleşim yeri gibi burası da altüst oldu.
Kürt Eyyubiler, Moğol şokunu atlattıktan sonra 14. Asrın başlarından itibaren Hasankeyf’i yeniden imar etmeye başladı. Özellikle bugün Hasankeyf’te bulunan birçok eserde imzası bulunan Eyyubiler’in, Sultan Süleyman  zamanında bu imar faaliyeti zirveye ulaştı. Hasankeyf, Eyyubiler zamanında tarihinin en parlak dönemlerinden birini yaşadı.
Nihayet Osmanlılar’ın gücüne karşı direnemeyen, Safeviler’in baskıları ve iç hesaplaşmalarla iyice yıpranan Eyyubiler, 1515 yılında burayı Osmanlılar’a bıraktı. Bu tarihten itibaren şehir tarihi önemini kaybederek günümüze geldi. Ancak bütün ihmallere ve tabii tahribata rağmen birçok eseri günümüze ulaştırdı. Şimdi burada kısaca bu eserlerden bazılarına değinelim;

 

Hasankeyf Tanıtım Filmi

KALE

Kalenin eski çağlardan beri bir iskan yeri olarak kullanıldığı mağara yapılardan anlaşılmaktadır. Ancak kale olarak kullanılmaya başlanması Bizanslılar dönemine rastlamaktadır.
Yekpare taştan  olması nedeniyle çok korunaklı olması, üzerinde birkaç tarihi eserin olması, gizli yollarla nehre inilmesi ve kaleye çıkan yol üzerindeki zarif, muhteşem taş kapısıyla dikkatleri çekmektedir.
Kaleye doğudan merdivenli bir yolla ulaşılmaktadır. Bu yolun hemen başında bulunan oyma taşlardan yapılmış Eyyübilere ait olduğu üzerindeki kitabeden anlaşılmaktadır. Bu yolun üst tarafında da kısmen harap olmuş diğer bir kapı yer almaktadır.
Kalenin kuzeydoğu ucunda dev bir kule gibi yükselen Küçük Saray yer almaktadır. Ayrıca kalede Ulu Cami, Büyük Saray yer almaktadır. Bu eserlerle ilgili bilgi verilecektir.
Kalenin dikkate değer özelliklerinden biri de, gerek Artuklular gerekse Eyyübiler döneminde buraya su çıkarılmış olmasıdır. Asırlarca kale bu su ile hayat bulmuş. Bu suyun  kesildiği olağanüstü zamanlarda kalenin kuzeyinde yer alan merdivenli yollarla nehirden su alınmış.
Kalenin tarihlerde silah zoru ile ele geçirildiği yazılmıyor.

 

Hasankeyf İlçesi

KÖPRÜ

Tarihi kaynaklarda köprünün 1116 tarihinde Artuklu Fahrettin Karaaslan tarafından yapıldığı yazılı. Ancak Hasankeyf  638 yılında Müslümanlarca fethedildiği  sırada bir köprüden bahsedilmektedir. Bu nedenle köprünün antik bir temel üzerinde yapılmış olması ihtimal dahilindedir.
Kemer açıklılkları itibariyle ortaçağda yapılan taş köprülerin en büyüğüdür. Ortadaki büyük  kemeri taşıyan iki orta ayağın arasındaki açıklık 40 metredir. Doğu ve batıdaki küçük kemerler dışındaki ortadaki büyük kemerler tamamen yıkılmış durumda.
Araştırmalara göre köprünün en büyük kemerin ortası ahşaptandı. Düşman şehre saldırdığı zaman bu ahşap kısım yerinden kaldırılır, düşmanın şehre girişi engellenirdi. Bu özellik köprünün ömrünü kısaltmış.
Köprünün önemli özelliklerinden biri de orta ayakları üzerinde yer alan ve on iki burcu simgelediği tahmin edilen figürlerdir. Bir ikisi dışında tahrip olmuş ve şekil olarak he ifade ettikleri anlaşılmaz hale gelmiştir. Köprünün ne zaman yıkıldığı da bilinmemektedir.

 

EL-RIZK CAMİİ

Dicle nehrinin doğusunda köprü ayağına yakın bir mevkide yer alır. Portal girişindeki kitabeden eserin, 1409 yılında Eyyubi  Sultan Süleyman tarafından yaptırılmıştır.
Bugün camiden sadece minare sağlam kalmış. Kısmen yıkılmış portal giriş kapısında yer alan kitabenin altında bitkisel süsler arasında Allah’ın doksan dokuz ismi yazılmış. Camiin önemli özelliklerinden biri de cami minaresinin çift yollu olmasıdır.

 

SULTAN SÜLEYMAN CAMİİ

Cami minaresi kaidesinin doğu cephesinde yer alan kitabeye göre eserin 809/1407 yılında Eyyubi Sultan Süleyman tarafından yapılmış. Minare; bitişiğindeki avlu giriş kapısı, kapının güneyindeki çeşme özenle kesme taşlardan yapılmış ve süslenmiştir. Çeşme üzerindeki kitabeye göre burası yine Sultan Süleyman tarafından 818/1416 tarihinde yaptırılmıştır. Yapının en dikkate değer bölümü minaresidir. Dikdörtgen olan minare kaidesinin her cephesinde birer Arapça kufi yazı yer almaktadır. Kaidenin üzerinde yükselen silindirik gövde şerefeye kadar dört kuşaktan oluşur. Her kuşak farklı şekilde süslenmiştir. Şerefeden yukarısı ise yıkılmıştır. Ne zaman ve nasıl yıkıldığı pek bilinmiyor. Şu anda minare gövdesinde yıkılma tehlikesi arz eden çatlaklar oluşmuştur. Sultan Süleyman'ın mezarı, ibadet mekanına girerken eyvanın doğusunda yer alan odacıkta bulunmaktadır. Eser büsbütün harap ve sahipsiz olduğu için, bugün mezar olduğu nerede ise belli değildir. Caminin kubbesi ve kubbenin taçlandırdığı ibadet mekanının etrafı alçılarla dikkat çekici şekilde süslenmiştir .

 

KOÇ CAMİİ

Sultan Süleyman Camii doğusunda yer alır. Genel özelliklerinden, alçı süslemelerinden Eyyübiler’e ait olduğu tahmin edilmektedir. Yer yer sökülmesine rağmen Hasankeyf’te en canlı alçı süslemelere sahip bir eserdir. Kitabesi olmadığından kesin olarak kimin tarafından yapıldığı bilinmemektedir.

 

Hasankeyf İlçesi

ZEYNEL BEY TÜRBESİ

Daha önce ifade edildiği gibi, Akkoyunlular 1462-1482 yıllarında Hasankeyf’e tam hakim olmuşlardır. Bu dönem içinde Hasankeyf'te bıraktıkları tek eser Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın oğlu Zeynel Bey Türbesi'dir. Dicle’nin kuzey yakasında yer alan bu eserin giriş kapısı üzerindeki kitabede, buranın Zeynel Bey'e ait olduğu ifade ediliyor.Eser dıştan silindirik, içten ise sekizgen bir özellik arz eder .Türbenin silindirik gövdesi üzerinde turkuvaz ve lacivert, sırlı tuğla ile dört kuşak oluşturulmuştur. Birinci kuşakta '' ALLAH'' , ikinci ve üçüncü kuşaklarda baş kısmında “AHMET'' devamında ise ''MUHAMMED'' dipteki son kuşakta ise “ALİ'' isimleri hayranlık verici bir şekilde yazılmıştır. Hem kapı hem de güneydeki pencere aynı renkteki sırlı tuğlalar kullanılarak süslenmiştir. Yapının birçok yerinde, bu sırlı tuğlaların söküldüğü, kasıtlı bir tahribatın yapıldığı göze çarpıyor . Üst kubbesinde aynı tarzda süslerin izleri hala mevcuttur. Üst kubbedeki çatlakların gittikçe açıldığı ve yıkılma tehlikesi arz ettiği görülmektedir.

 

İMAM ABDULLAH ZAVİYESİ

Betonarme köprünün batı yakasındaki tepecikte yer almaktadır .Bazı rivayetlerden; buranın Hz. Peygamberin amcası Cafer-i Tayyar'ın torunlarından İmam Abdullah'a ait olduğu anlaşılıyor. Sultanı Takyeddin Abdullah (1249-1294) zamanında bir hizmetçi, rüyasında İmam Abdullah’ın bu civarda şehit düştüğünü görüyor. Sultanın izin vermesi ile yapılan araştırmada merhumun naaşı tespit edilerek defnediliyor. Eserin ayakta kalan tek bölümü kubbeli mezar kısmıdır. Kubbenin etrafındaki külliye bölümleri tamamen harabe olmuş, kubbenin bitişiğindeki kule biçimindeki minare de kısmen harap olmuştur. Kubbenin girişinde yer alan kitabede yapının 878/14 78 tarihinde Akkoyunlular tarafından tamir edildiği ifade ediliyor. Halen Diyarbakır müzesinde koruma altında bulunan göz kamaştıran oyma ahşap kapı, orijinal hali ile günümüze ulaşan birkaç ahşap parçadan biridir.

 

KALEDEKİ ULU CAMİ

Eyyubiler’in Hasankeyf’teki ilk eseridir. 1325 yılında bir kilise kalıntısı üzerine inşa edilmiş. Yapı gibi minaresi de genellikle moloz taşlardan yapılmıştır. Minarenin kuzeyinde bulunan alçı süsleme ve kitabe dikkate değer. Cami minberinden günümüze ulaşan ahşap kitabe, yazısı ve oyma süsleri ile günümüze ulaşan nadir parçalardardan biridir.

 

KÜÇÜK SARAY

Kalenin kuzey-doğu ucunda bulunmaktadır. Saray, aşağıdan itibaren yontulmuş kaya kütlesi üzerinde inşa edilmiş. Eyyubilerin Hasankeyf’teki ilk eserlerinden biridir.
Kuzeye bakan cephedeki pencerenin üstünde iki aslan kabartması, bu kabartmaların ortasında kufi levhalar yer almaktadır. Sarayın kuzey ve batı cephelerinde alçı süslemelerin izlerine rastlamaktadır.

 

BÜYÜK SARAY

Kalenin kuzeyinde Ulu Camiinin altında yer almaktadır. Büyük ölçüde yıkılmış ve göçükler altında kalmıştır. Yapının en önemli özelliği, binadan bağımsız, giriş kapısının karşısında diktörtgen bir kulenin yükseliyor olmasıdır. Burası kesme taşlardan örülmüş, köprüden olduğu gibi taşlar madeni kromplarla birbirine kenetlenmiştir. Burasının gözetleme kulesi veya yıldırımlık görevi gördüğü tahmin ediliyor.


Üye Girişi
Ziyaretçi defterine yaz
tr    en    de
( TR )
Kullanıcı : 
Şifre : 
Güvenlik : 041387            
Güvenlik : 
Hatırla :  Gizli : 
                
Köşe Yazıları

Köşe Yazarı

Hülya ALKAN

Türkler ve Kürtler eşit mi?

Köşe Yazarı

Muaz ÇİLE

KÜRDÜN HAL ve GİDİŞİ

Köşe Yazarı

M.Kemal ÇELİK

Sevdiklerine bıraktıkları tek şey 'Onurları' oldu

Köşe Yazarı

Hayrettin ÖZTEKİN

Bir Ezgiyle Aşkı Anlatmak

Köşe Yazarı

Latif EPÖZDEMİR

Kürt Sorunu: Doğru Tanım Adil Çözüm

Köşe Yazarı

M.Nûreddîn YEKTA

Kürdler Türkün dostudur ya Türkler?
Canlı Tv izle
Batman Galery
Döviz Kuru  Döviz Alış
  1 EUR : 1.9241 T L.
  1 USD : 1.4994 T L.

 Döviz Satış
  1 EUR : 1.9334 T L.
  1 USD : 1.5066 T L. En Sevilenler  Dosyalar:

 Yazılar:
Takvim
« Ağu Eylül
Pz Sl Çs Cm Ct Pa
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
Tarihte 5 Eylül günü 0 olay var, Detaylar..